enerji cevremuhedisleri nisan

rielli 02 2021

21. Yüzyıl İçin Şehirlerimiz Sürdürülebilir Mi?

21yy sehirlerimiz surdurulebilirmi
Nasıl bir kent bizi bekliyor?

21.yüzyılın ilk 21 yılının içerisindeyiz. Bu 21 yıllık süre içerisinde dünya ekonomisinin de gündeminde olan ve küreselleşme süreciyle birlikte gittikçe derinleşen aynı zaman da gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki gelir dağılımındaki farklılıklar başta gelen sorunlarımızdan biridir.

21yy sehirlerimiz surdurulebilirmi 1

1990’lı yıllarda dünya nüfusu 1,7 milyar civarı olduğu tahmin edilirken bu İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan nüfus patlaması sonucunda 7 milyara, 21. Yüzyılın ortalarına geldiğimizde ise 10 milyara ulaşması beklenirken nitekim de böyle oldu. Bu da bizim ikincil sorunumuzdur. Bu ikincil sorun ile artan nüfus yoğunluğu ile insani ihtiyaçlar sonucunda barınma ve yeme içme gibi faaliyetlerin sonucunda atık artması, çevre kirliliği, hava kirliliği, yeraltı ve yerüstü sularında azalma ve kirlilik, yeşil alanlarımızda azalma gözlemlemekteyiz.

İkincil sorunda meydana gelmiş olan sonuçlar doğrultusunda iklim değişikliği, doğanın tahribi ve çevre kirliliği başlıkları ile üçüncül sorun başlığımızı elde etmiş oluruz. Tüm ülkelerin temel hedefi daha hızlı büyüme ve bunun sonucu olarak daha fazla üretim ve tüketim olduğunu gözlemlemekteyiz. Sanayileşme süreci merkez ülkelerden çevre ülkelere doğru hızla ilerledikçe bu ilerlemenin olumsuz etkilerine son yıllarda şahit olduğumuz gibi iklim değişikliği ve küresel ısınmadır. Bunun yanı sıra petrol, doğalgaz ve kömür tüketiminde açığa çıkan CO2 ve metan gazının atmosferde meydana getirdiği boşluklar ve ormanların tahribatı, küresel ısınmaya önemli bir katkıda bulunuyor. Bu sorun, ülkelerin kendi başlarına alacakları önlemlerin yanı sıra, küresel düzeyde ele alınmayı ve birlikte hareket etmeyi zorunlu kılıyor.

 

Tükettiğimiz hammadde ile ortaya çıkan enerji ve atık nasıl yönetilmelidir?

Her geçen gün hızla artan nüfus ile insanların kullandığı hammadde sonucunda ortaya çıkan atıklar çevre kirliliğinin önlenmesi adına, atıklar için entegre atık yönetimi benimsenmelidir. Atık hacmi ve atık kompozisyonu çeşitlendirilerek bu atıklar kontrol ve yönetim benimsenmelidir. Atıkları kaynağında ayırmak gibi ve atık özelliklerine geri dönüştürülerek, kompostlaştırılarak, yakılarak veya diğer adımlar uygulanarak atık hacmini azaltıp, atık sonucu yan ürün ve enerji oluşturabiliriz. Ülkemizin birkaç yerine inşa etmiş olduğumuz katı atık tesisleri ve atık yönetimini desteklemeliyiz. Aynı zamanda biyo-atıklardan da biyogaz tesisleri kurarak veya kaynağında ayrıştırarak atıkların toplanması veya dönüştürülmesi en verimli yollarından biridir.

 

2050 Dünya nüfusun %70 ini bahsettiğimiz şehirlerde yaşatacaksak eğer nasıl bir şehir bizi bekliyor?

21yy sehirlerimiz surdurulebilirmi 3

Artan nüfusun bize kazandırdığı kalabalık şehir hayatında, şehirlerde çok yoksul halkın yaşadığı ve hammadde açısından gittikçe fakirleştiğimiz ve sürdürülebilirlik adına bir şehirden bahsetmemiz pek mümkün değildir. Çünkü ilerlediğimiz zaman dilimlerinde insanlar nefes alabilmek için oksijeni bile bulamayacak dereceye gelebilirler.

Geleceğin şehirlerini tasarlarken artan nüfus ve meydana gelen birincil ve ikincil sonuçların doğrultusunda sürdürülebilir şehirleri tasarlamak için ayağı yere basan planlar ile planlamamız gerekmektedir. Kentsel alanların nasıl inşa edildiği ve nasıl yönetildiği sürdürülebilirlik adına son derece önemlidir.

Dünya nüfusunun yarıdan fazlası artık kentlerde yaşamaya başladı.2050 yılına kadar bu rakam 7 -8 milyar, yani dünya nüfusunun üçte ikisi olacaktır. Kentsel alanlarımızı inşa etme ve yönetme biçimimizi önemli ölçüde değiştirmezsek, sürdürülebilir kalkınmayı başaramayız.

 

Sürdürülebilir şehir nedir?

21yy sehirlerimiz surdurulebilirmi 2

Sürdürülebilir Şehirler kavramı bir şehrin pek çok farklı ihtiyacını makro bir gözle tanımlamayı ve bu tanımlama üzerinden yapılacak planlama ve yatırımlarla o şehri daha çevre dostu ve daha yaşanabilir bir hale getirmeyi hedefliyor. Bu amaçla şehrin enerji ihtiyacına yönelik rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi gibi çevreci yatırımlar yapılırken; üretilen enerjinin en verimli şekilde iletim ve dağıtımı için kullanılacak altyapı sistemleri de yenileniyor. Sürdürülebilir Şehirler konseptinin uygulandığı şehirlerde ulaşım sistemiyle ilgili önemli modernizasyonlara da gidiliyor. Raylı sistemler ve sinyalizasyon sistemleri günümüzün son teknolojilerine göre yenilenirken; şehir nüfusunun daha yaşanabilir bir yere sahip olmaları için de ek çalışmalar gerçekleştiriliyor.

 

Şehirlerimiz için dekarbonizasyonu nasıl sağlayabiliriz?

21yy sehirlerimiz surdurulebilirmi 4

Basit bir ifadeyle, dekarbonizasyon, küresel ekonomimizi işleten faaliyetlerde sera gazı emisyonlarının (temel olarak karbon dioksit (CO2), metan (CH4) ve diğerleri) azaltılması veya ideal olarak yok edilmesi anlamına geliyor.

Paris Anlaşması’na göre amaç, dünyadaki sera gazı (GHG – greenhouse gas) emisyonlarını 1990’daki seviyelerin yarısına düşürmektir. Bu zorlu hedefe ulaşmak için, insan etkinliği tarafından salınan sera gazı miktarını, yüzyılın sonuna kadar net sıfır emisyon hedefi ile, ağaçların, toprağın ve okyanusların doğal olarak emebileceği seviyelere düşürmek gerekiyor. İklim değişikliğinin aciliyeti ve ağırlığı göz önüne alındığında, küresel bir dekarbonize ekonomiye geçiş için gereken büyük değişikliklerin ekonomilerimiz ve toplumlarımız üzerinde önemli bir etkisi olacaktır.

Dekarbonizasyon tartışmasının tam merkezinde elektrik enerjisi sektörü var. Fosil yakıtların yaklaşık üçte biri, elektrik üretmek için, kömür ve gazla çalışan elektrik santralleri biçiminde kullanılır; bu, emisyonları düşürmek için önemli ölçüde daha düşük (veya sıfır) emisyonlu enerji santrallerinin çalışmaya başlaması ve en kısa sürede çalışması gerektiği anlamına gelir.

Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler, yolcuları ve yükleri daha düşük karbon emisyonlu (tren, otobüs ve gemi gibi) taşıma modlarına kaydırmaya ve fosil yakıtları düşük karbonlu elektrik, hidrojen ve sentetik yakıtlar gibi daha sürdürülebilir enerji kaynaklarıyla değiştirmeye çalışıyor.

Bugün yapabileceğimiz, 2050’de sıfır emisyonlu bir enerji sistemine yakın olup olmamamızı etkileyecek birçok seçenek var. Bazıları şu anda ekonomik olarak – ya da politik olarak – uygulanabilir olmasa da, doğru seçimleri yapmak ekonomiyi yönlendirecek, çevreyi koruyacak ve gelecekte toplumlarımızı koruyacak.

21yy sehirlerimiz surdurulebilirmi 5

 

Yazar: Gamze CİVELEK

 

Tüm güncel gelişmelerden haberdar olmak için bizi sosyal medyada takip edin...
sosyal medya facebooksosyal medya instagramsosyal medya linkedin


sosyal medya twitter
sosyal medya telegramsosyal yousosyal meyda bip

Pin It

Destekleyenler

Welcome in the demo