Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin Yetkilendirilmesi Hakkında Yönetmelik Yayımlandı: Çevre Mühendisliği Açısından Analizi

gemi geri donusum tesislerinin yetkilendirilmesi hakkinda
22 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin Yetkilendirilmesi Hakkında Yönetmelik”, Türkiye’de gemi geri dönüşüm sektörünün çevresel ve teknik açıdan yeniden yapılandırılması bakımından önemli bir düzenleme olarak dikkat çekmektedir.

Yönetmelik, yalnızca idari bir yetkilendirme sürecini düzenlememekte; aynı zamanda insan sağlığı, çevresel risk yönetimi, tehlikeli atıkların kontrolü ve uluslararası standartlara uyum açısından yeni yükümlülükler getirmektedir.

Özellikle çevre mühendisliği uygulamaları açısından yönetmelik değerlendirildiğinde, sektörün sürdürülebilirlik yaklaşımını güçlendiren önemli değişiklikler görülmektedir.

Hong Kong Sözleşmesine Uyum Süreci Güçleniyor

Yönetmelik, temelini 2009 tarihli “Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesi”nden almaktadır.

Bu durum, Türkiye'nin gemi geri dönüşüm faaliyetlerinde uluslararası standartlara daha güçlü uyum sağlayacağını göstermektedir.

Hong Kong Sözleşmesi'nin temel amacı:

  • Tehlikeli maddelerin kontrol altına alınması
  • İnsan sağlığının korunması
  • Deniz ve kıyı ekosistemlerinin zarar görmesinin önlenmesi
  • İş güvenliğinin artırılması
  • Gemi söküm faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi

Özellikle Aliağa bölgesinde yoğunlaşan gemi geri dönüşüm faaliyetleri düşünüldüğünde, bu düzenleme çevresel etkilerin yönetimi açısından kritik önem taşımaktadır.

Çevre Mühendisliği Açısından Dikkat Çeken Düzenlemeler

Yönetmelik incelendiğinde çevre mühendislerinin doğrudan görev alanına giren birçok teknik yükümlülük bulunmaktadır.

1. Tehlikeli Atık Yönetimi Daha Sıkı Hale Geliyor

Yönetmelikte, gemi geri dönüşüm faaliyetleri sırasında ortaya çıkan tüm atıkların mevcut Atık Yönetimi Yönetmeliğine uygun şekilde yönetilmesi zorunlu hale getirilmektedir.

Bu kapsamda:

  • Tehlikeli maddelerin çevreye salınımının önlenmesi
  • Sızdırmaz yüzeylerde işlem yapılması
  • Geçici depolama alanlarının oluşturulması
  • Atıkların kayıt altına alınması
  • Bertaraf süreçlerinin izlenmesi

zorunlu uygulamalar arasında yer almaktadır.

Bu düzenleme özellikle asbest, ağır metaller, PCB içeren ekipmanlar, yağ atıkları ve kimyasal kalıntıların yönetiminde çevre mühendislerinin rolünü artıracaktır.

2. Deniz Ortamı İzleme Çalışmaları Zorunlu Hale Geldi

Yönetmeliğin en dikkat çekici maddelerinden biri yıllık çevresel izleme yükümlülüğüdür.

Tesisler;

  • Su kolonunda
  • Deniz sedimentinde
  • Biyotada

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenen parametrelerle yıllık izleme çalışmaları yapmak zorunda olacaktır.

Bu uygulama sayesinde:

  • Ağır metal birikimleri
  • Organik kirleticiler
  • Sediment kirliliği
  • Ekosistem üzerindeki etkiler

daha sistematik biçimde izlenebilecektir.

Bu durum çevresel izleme, numune alma, analiz ve raporlama süreçlerinde çevre mühendislerine yeni çalışma alanları oluşturabilir.

3. Kaza ve Çevresel Olay Bildirimleri

Yönetmelik kapsamında çevreye zarar verebilecek olayların ve kazaların Bakanlığa bildirilmesi zorunlu hale gelmektedir.

Ayrıca;

  • Meslek hastalıkları
  • Kronik etkiler
  • İş kazaları
  • Çevresel etkiler

raporlanacak ve kayıt altında tutulacaktır.

Bu yaklaşım klasik reaktif çevre yönetiminden proaktif risk yönetimi anlayışına geçiş olarak değerlendirilebilir.

İdari Para Cezaları Dikkat Çekiyor

Yönetmelikte ciddi yaptırımlar bulunmaktadır.

Bazı örnekler:

  • Yetkisiz gemi geri dönüşümü: 1 milyon TL
  • İş durdurma kararına rağmen faaliyet: 1 milyon TL
  • Eksik bildirimler: 100 bin TL
  • İş birliği yapılmaması: 500 bin TL

Tekrarlayan ihlallerde cezaların artması ve tesis faaliyetlerinin askıya alınabilmesi dikkat çekmektedir.

Bu durum çevresel yükümlülüklerin artık yalnızca teknik bir gereklilik değil aynı zamanda önemli bir ekonomik risk unsuru olduğunu göstermektedir.

Çevre Mühendisleri İçin Ne Anlama Geliyor?

Yönetmelik yalnızca tesisleri değil, sektörde görev alacak teknik personeli de etkileyecektir.

Önümüzdeki süreçte:

  • Çevresel izleme çalışmaları
  • Atık yönetimi uygulamaları
  • Çevresel risk değerlendirmeleri
  • Acil durum planlamaları
  • Deniz ekosistemi analizleri
  • Uygunluk ve denetim süreçleri

gibi alanlarda çevre mühendislerinin daha aktif rol üstlenmesi beklenmektedir.

Özellikle gemi geri dönüşüm sektörünün uluslararası standartlara yaklaşması, çevre mühendisliği disiplinine yeni uzmanlık alanları kazandırabilir.

Sonuç

Yeni yönetmelik, gemi geri dönüşüm faaliyetlerini yalnızca bir söküm işlemi olarak değil; çevresel etkileri yönetilen, izlenen ve denetlenen bütüncül bir süreç olarak ele almaktadır.

Özellikle çevresel izleme yükümlülükleri, atık yönetimi süreçleri ve uluslararası standartlara uyum şartları, sektörün sürdürülebilirlik ekseninde dönüşüm geçireceğini göstermektedir.

Çevre mühendisliği açısından değerlendirildiğinde ise bu düzenleme; hem çevrenin korunmasına katkı sağlayacak hem de sektörde yeni uzmanlık alanlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayacaktır.

 

Yayımlanan Mevzuata Ulaşmak için TIKLAYINIZ.

NOT: İnteraktif Dijital Ajandamızı kullanan üyelerimiz için ilgili bölümlerin güncellemesi yapılmıştır. Bilginize...

Sipariş için; https://www.shopier.com/cevremuhendisi

Pin It
Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir.

Çevre Mühendisliği Portalı | CevreMuhendisligi.Org

Destekleyenler

Welcome in the demo