
Küresel tekstil atığı 2024’te 120 milyon tonu aştı. Giysilerin yüzde 85’i çöpe giderken geri dönüşüm oranları alarm veriyor. Yeni düzenlemeler ve teknolojik çözümler yeterli mi?
Tekstil Atığı Küresel Bir Çevre Krizine Dönüşüyor
Moda ve tekstil endüstrisi, son yılların en büyük çevresel sınavlarından biriyle karşı karşıya. 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde 120 milyon metrik ton tekstil atığı üretildiği doğrulanmış durumda. Bu devasa hacmin yaklaşık yüzde 80’i doğrudan bertaraf edilirken, yalnızca yüzde 12’si yeniden kullanılıyor ve yüzde 1’den azı yeni tekstil ürünlerine dönüştürülebiliyor.
Mevcut üretim ve tüketim eğilimleri devam ederse, 2030 yılında yıllık tekstil atığının 150 milyon tonu aşması bekleniyor. Bu tablo, sektörün sürdürülebilirlik söylemleriyle fiili uygulamaları arasındaki uçurumu açık biçimde ortaya koyuyor.
Avrupa ve ABD’de Düzenlemeler Sertleşiyor
Artan çevresel baskılar karşısında Avrupa Birliği, Eylül 2025’te Atık Çerçeve Direktifi kapsamında önemli bir değişikliğe gitti. Yeni düzenleme ile tekstil üreticilerine zorunlu Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (EPR) getirildi.
Bu kapsamda:
-
AB pazarına ürün sunan firmalar,
-
Toplama, ayrıştırma ve geri dönüşüm süreçlerinin finansmanından doğrudan sorumlu olacak.
Üye ülkeler için 30 aylık uyum süreci tanınırken, sistemlerin 2028 ortasında aktif hale gelmesi bekleniyor.
ABD’de ise California başta olmak üzere birçok eyalette benzer düzenlemeler gündemde. California’da standartlara uymayan firmalar için günlük 50 bin dolara kadar ceza öngörülürken, uyumsuz tekstil ürünlerinin satışına doğrudan yasak getiriliyor.
Teknoloji Çözüm Sunuyor mu?
Regülasyonlara paralel olarak teknoloji cephesinde de ilerlemeler var.
-
Yapay zeka destekli ayrıştırma sistemleri, pilot tesislerde yüzde 80’in üzerinde doğruluk oranına ulaştı.
-
Kimyasal geri dönüşüm alanında kapasite artışları yaşanıyor.
-
Ambercycle gibi şirketlerle yapılan uzun vadeli tedarik anlaşmaları sayesinde, Ganni gibi markalar geri dönüştürülmüş polyesteri ticari ölçekte kullanmaya başladı.
Ancak bu gelişmeler, hızla büyüyen atık hacmi karşısında henüz sınırlı etki yaratabiliyor.
Tekstil Atığının Görünmeyen Yüzü: Küresel Atık İhracatı
2025’te yayımlanan araştırmalar, tekstil atığının önemli bir bölümünün gelişmekte olan ülkelere ihraç edildiğini ortaya koydu.
-
Gana’daki bazı koruma alanlarında Avrupa menşeli giysi yığınları tespit edildi.
-
Kenya’ya her ay gönderilen yaklaşık 500 konteyner ikinci el kıyafetin yüzde 40’ı doğrudan çöplüğe gidiyor.
Bu durum, tekstil atığının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda etik ve sosyal bir sorun olduğunu da gösteriyor.
Giysilerin %85’i Çöpe Gidiyor
Bugün dünya genelinde üretilen giysilerin yüzde 85’i kullanım ömrü dolmadan atık haline geliyor.
Polyester gibi sentetik liflerin yaygınlığı:
-
Mikroplastik kirliliğini artırıyor
-
Doğada çözünmeyen atık yükünü büyütüyor
ABD’de yıllık tekstil atığı 11 milyon ton seviyesine ulaşmış durumda. Ortalama bir giysi ise 10 kez bile giyilmeden elden çıkarılıyor.
Sonuç: Aşırı Üretim En Büyük Engel
Mevcut veriler, tekstil sektöründe aşırı üretim sorununun artık sürdürülebilirlik politikalarının önündeki en büyük engel haline geldiğini gösteriyor. Teknoloji ve mevzuat ilerlese de, üretim ve tüketim modeli değişmeden atık krizinin kontrol altına alınması mümkün görünmüyor.




Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir.