solar storage banner

 

nextgen banner

Gökyüzünden Süzülen Işık Kümesi Uzay Çöpü Mü? Uzaydaki Atıkların Tehlikesi ve Çözüm Önerileri

uzaydaki atiklarin tehlikesi
Uzmanlar, 5 Temmuz akşamı İstanbul ve pek çok ilde gökyüzünden süzülen parlak ışık kümesinin göktaşı değil, uzay çöpü olabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Kentte 5 Temmuz akşam saatlerinde gökyüzünde görülen parlak ışık kümesi aşağıya doğru inerek kayboldu. Işık kümesini şaşkınlık içinde izleyen bazı vatandaşlar o anları cep telefonu kameralarıyla kayıt altına aldı.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Hüseyin Esenoğlu, AA muhabirine, 5 Temmuz akşamı İstanbul ve bazı illerde arka arkaya dizilmiş şekilde 3, 4 tane parlak bir ışık kümesinin görüldüğünü hatırlattı.

Işık kümesinin düşüşünün uzun sürdüğünü belirten Esenoğlu, "Sürekli gözüktüğü için metal cinsi olabilir. Önde olan daha büyük ve kalkan görevi gördüğü için parlak gözüküyor. Sürekli gözüktüğü için kaybolan cinsten değil, yani doğal bir göktaşı değil. Bu uzay çöpü olabilir. Uzay çarpışmalarından serbest kalmış parçalar, roket yakıtları, vida bile olabilir." dedi.

Göktaşı hızında değildi

Düşen şeyin bulunması halinde ne olduğunun tam olarak belirlenebileceğini vurgulayan Esenoğlu, şöyle devam etti:

"Doğal göktaşı güneş sisteminin bilgisini getirdiği gibi yapıldığı yere, ait olduğu ülkeye ait bilgi de taşır. Normalde göktaşı daha hızlı geçişi olur ama 5 Temmuz akşamı gözüken parlak ışık kütlesi dolana dolana geldi. Bu birden uzaydan gelip dünyaya gelmiş değil. Yavaş yavaş inişe geçer gibi geçişi oldu. Göktaşı hızında değildi. Renkli gözükmesinin nedeni ise büyük ihtimalle kimya var üzerinde, kaplama, boya olabiliyor. Bu nedenle parlak gözüktü. Ben de ilk defa böyle bir şey gördüm."

"Göktaşının yanarak hızla yoluna devam etmesi beklenir"

Türk Astronomi Derneği Üyesi Astronom Duygu Esendemir ise 5 Temmuz akşamı İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinden görülen ışık kümesine ait görüntülerin kendilerine ulaştığını aktardı.

Yaşanan olayın ardından farklı yerlerdeki görüntüleri inceleyerek bazı analizlerde bulunduklarını belirten Esendemir, şöyle devam etti:

"Bir göktaşının atmosfere girdiğinde sürtünme, atmosfer gazlarıyla kimyasal etkileşime girmesi ve basınç gibi nedenlerden dolayı yanarak hızla yoluna devam etmesi beklenir. Isınmasına ve çevresine enerji yaymasına neden olur. İşte bu şekilde bir göktaşı atmosfere girdiyse ani bir parlama olayı bekleriz ama 5 Temmuz akşamı gözlenen olayda havada ilerleyen cismin göktaşı gibi hızlı bir şekilde ilerlemediği ve parça parça ve ardı sıra göktaşına nazaran daha yavaş ilerlediği videolarda görülüyor.

Rus gözlem uydusu parçalanmıştı

Bizler bu cismin bir uzay çöpü veya yörüngede dolanan bir uydunun parçaları olabileceğini düşünüyoruz. 26 Haziran'da Rus gözlem uydusu RESURS-P1 uydusunun parçalandığı bilgisi paylaşılmıştı. Hatta Uluslararası Uzay İstasyonu mürettebatı kısa süreliğine özel sığınma odalarında bulundu. Bu parçalanma 100'den fazla enkaz oluşturdu. İşte bu enkazın atmosfere girdiği nokta Türkiye semaları olabilir ve atmosfere giriş irtifası nedeniyle de yüzlerce kilometreye yayılan bir alanda farklı illerde görülmesine neden olabilir."

Uzaydaki Atıkların Tehlikesi ve Çözüm Önerileri

Gelişen teknolojiyle birlikte insanlar uzaya olan ilgilerini artırmış ve uzay keşifleri gerçekleştirmeye başlamışlardır. Ancak bu süreçte oluşan en büyük sorunlardan biri de uzay çöpleridir. Uzaydaki atıklar, artık sadece gökyüzünden süzülen ışık kümesi olarak değil, ciddi bir tehdit olarak karşımıza çıkmaktadır.

Uzay çöpleri, yörüngede dolaşan ve kullanılmayan veya zarar görmüş uydu parçalarından oluşmaktadır. Ayrıca roketlerin fırlatma aşamasında bıraktığı yakıt tankları gibi unsurlar da uzayda düzensiz şekilde dolaşıp durmaktadır. Bu atıkların boyutu çok küçük parçalardan büyük uydu veya roket parçalarına kadar değişebilmektedir.

Uzay çöplerinin ana tehlikesi ise, uydu ve roketlerin seyir halindeki objelere çarpma potansiyelidir. Yüksek hızlarda seyreden bu cisimler, herhangi bir uydunun yörüngesine çarptığında ciddi hasarlara neden olabilmektedir. Bu durum, haberleşme uyduları, gözlem uyduları ve diğer uzay araçları için büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

Uzaydaki atıkların tehlikesinin farkında olan uzay ajansları ve şirketler, bu sorunu çözmek için çeşitli yöntemler geliştirmektedir. Bunlardan biri, aktif olarak uzay çöplerini temizlemek amacıyla tasarlanmış uzay araçlarıdır. Bu araçlar, uzaydaki atıkları toplamak veya yörüngeden düşürmek için kullanılabilir.

Diğer bir çözüm önerisi ise, yeni uydu ve roket tasarımlarının yapılması sırasında daha dikkatli olunmasıdır. Bu sayede artık kullanılmayan uydu parçalarının yörüngede bırakılmasının önüne geçilebilir. Ayrıca geri dönüşüm teknolojilerinin geliştirilmesiyle, uzaya fırlatılan malzemelerin tekrar kullanılabilir hale getirilmesi de önemli bir adım olacaktır.

Uzaydaki atıkların tehlikesi gün geçtikçe artmakta ve bu konuda acil önlemler alınması gerekmektedir. Uzay keşifleri ve iletişimi için kritik olan uydu ve diğer araçların güvenliği açısından bu konuya daha fazla dikkat edilmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtildiği gibi Uzaya fırlatma aşamasındaki unsurlardan kaynaklanan problemlerin yanında Daha büyük problemler de vardır. Geminin parça koparması (parça kopma olayları) da oldukça sık rastlanan olaylardandır.Uluslararası Uzay İstasyonuna yapılan 29 Parça Koparma Olayını içeren incelemede NASA'nın bağlı olduğu Kongre Denetim Kurulu'nun raporunda iddia edilen parça koparma oranın oldukça yüksek olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda Güneș enerji panelleride parçasal hasarlara oldukca duyarlıdır. Bu tür durumlarda, yüksek risk altındaki ekipmanla ilgili risk değerlendirmesi yapılmalıdır.

Pin It

Destekleyenler

Welcome in the demo