bulut akademi 2021 1

taksim danismanlik

taksim danismanlik

ozbay osgb

Döngüsel Ekonomi ve İklim Değişikliği

dongusel ekonomi ve iklim degisikligi
Döngüsel ekonomi her atığın bir hammadde olarak değerlendirildiği yeni nesil ve sürdürülebilir bir ekonomi modeli olarak çıkıyor karşımıza.

Bu modelde özetle atık diye bir şey yoktur. Bir proses sonucunda veya proses devam ederken ortaya çıkan ürünler normalde atık olarak muamele görüp bertaraf edilecekken başka bir prosesin girdisi olarak değerlendirilir. Aynı şekilde son ürün olarak piyasaya sunulan ve belirli bir süre sonra ömrünü tamamlayan ürünler de geri dönüştürme, geri kazanım, yeniden kullanım vb gibi metotlarla tekrardan üretime ve/veya kullanıma kazandırılır. Bu modern ekonomi yaklaşım bu sayede atıkları sıfıra indirebiliyor, kaynak verimliliğini artırabiliyor, iş gücünü optimize edebiliyor. Peki iklim söz konusu olduğunda döngüsel ekonomi nasıl bir rol oynayabilir?

İsmini her ne kadar “ekonomi” olarak nitelendirsek de döngüsel ekonomi aynı zamanda bir çevre yönetim sistemidir. Çünkü sıfır atığı hedefleyen bir atık azaltma stratejisini; üretimde malzeme, iş gücü, su & enerji, zaman vb gibi kaynakların kullanımını azaltan bir kaynak yönetim yaklaşımını ortaya koyuyor. Bununla birlikte, doğrudan veya dolaylı olarak sera gazı emisyonlarını azaltan birçok farklı plan, politika ve stratejiden yararlanıyor. Bu sayede bireylerin, kurumların ve ülkelerin karbon ayak izini düşürerek iklim değişikliği ile mücadele son derece önemli bir rol oynuyor.

Döngüsel ekonomi küresel iklim krizinin çözümündeki kritik konulardan biridir. Çünkü dünya nüfusunun giderek artması, teknolojinin hızla gelişmesi, insan konforunun geçmişe kıyasla yükselmesi gıda ve enerji başta olmak üzere her alanda tüketim talebini de giderek artırıyor. Tüketim arzının bu talebi karşılayabilmesi için faaliyet alanı ve hedef kitlesi fark etmeksizin her sektörün üretim kapasitesini yükseltmesi kaçınılmaz hale geliyor. Üretimin artması; enerji kullanımının artması, ulaşım / nakliye ağının genişlemesi, daha fazla hammaddeye ihtiyaç duyulması, sürekli yeni üretim tesislerinin kurulması vb gibi sonuçları da beraberinde getiriyor. Tüm bu sonuçların en önemli çıktısı yüksek sera gazı emisyonu oluyor. Çünkü enerji üretimi, içten yanmalı motorlu araç kullanımı, hammadde için maden çıkarma uygulamaları gibi çalışmaların her biri yüksek miktarda karbon salınmasına neden oluyor.

Artan tüketim talebini karşılamak için ormanlık alanların konut, üretim tesisi, sağlık kuruluşu vb gibi sebeplerle imara açılması da sera gazı emisyonlarını artıran bir diğer önemli etken. Günümüzde hakim olan doğrusal ekonomi modelinde atıkların o veya bu şekilde katı atık ve/veya yanma sonucunda karbondioksit / karbonmonoksit olarak doğaya bırakılması da sera gazı emisyonlarının artmasını tetikleyen bir başka faktör oluyor.

İşte bu noktada döngüsel ekonomi modeli iklimi koruyan ve iyileştiren bir çözüm olarak beliriyor. Döngüsel ekonomi hammadde, enerji, su ve diğer kaynakların tüketimini azalttığı için sera gazı emisyonlarını da düşürüyor. Bu sayede küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin kontrol altına alınmasına katkı sunuyor. Özellikle çok yüksek karbon salımına neden olan çelik, çimento, plastik ve alüminyum endüstrisinde döngüsel ekonomi yaklaşımının benimsenmesi bile tek başına küresel emisyonları düzenleyecek kadar etkili olabilir. Çünkü bugün üretim ve tüketimin en fazla olduğu yapı, enerji, giyim & tekstil, elektronik, gıda, sağlık vb gibi alanlarda plastik, çelik, çimento gibi malzemelere olan bağımlılık çok üst düzeyde. Döngüsel ekonomi bu gibi sektörlerden başlayarak küresel tedarik ağının her bir noktasına farklı etki düzeylerinde uygulanabilir.

Döngüsel ekonomi, iklim değişikliği ile mücadelede uluslararası ölçekte yürütülen çalışmaların da ortak paydası konumunda. Özellikle Paris İklim Anlaşması ülkelerden iklim konusunda sürdürülebilir taahhütlerde bulunmasını talep ediyor. Döngüsel ekonomi bağlamında malzemelerin çıkarılma, üretilme ve tüketilme şekliyle doğrudan bağlantılı emisyonları azaltmaya yönelik stratejileri anlamak ve uygulamak ulusların iklim taahhütlerini genişletmeleri için de yeni fırsatlar yaratacaktır.

Yazar: Dilek AŞAN - Taksim Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Genel Müdürü / Eğitmen

 

Bizleri desteklemek ve tüm güncel gelişmelerden haberdar olmak için bizi sosyal medyada takip ediniz...
sosyal medya facebooksosyal medya instagramsosyal medya linkedin


sosyal medya twitter
sosyal medya telegramsosyal yousosyal meyda bip

Pin It

Destekleyenler

Welcome in the demo