bulut akademi 2021 1

sec danismanlik

ekim cevre kazanci

enerji hukuku 10 2021

kirlilik siginagi hipotezine bir bakis
Sanayileşme ile artan çevre sorunları beraberinde ciddi yaptırımlar getirmiştir. Çevresel yükümlülükler büyük sanayi kuruluşlarını farklı politikalara yönlendirmiştir.

Bir ekonomi terimi olan Kuznets Eğrisi çevre kalitesi açısından düşünülerek tekrar yorumlanmıştır. Kuznets eğrisi ekonominin gelişmesi ile kişi başına düşen gelir miktarının arttığını göstermektedir. Ters U şeklinde olan bu eğri ilk aşamada gelir eşitsizliğinin arttığını da göstermektedir. Çevresel Kuznets eğrisi ile gelir düzeyleri ve çevre kalitesi arasındaki ilişki yorumlanmış, başta çevre kirliliğinin artması ile yaşam kalitesi bozulurken ileride düzeldiği görülmüştür. Sanayileşmeden önce tarım toplumlarında çevresel anlamda yük bulunmamaktaydı. Sanayileşme ile ilk aşamada çevre kirliliği hızlı bir şekilde artmaktadır. Ekonominin gelişimi ve insanların daha temiz bir çevre talep etmesi üzerine bu sorun ile ilgili politikalar geliştirilmeye başlanmıştır. Kirlilik sığınağı hipotezi Çevresel Kuznets eğrisi ile bağlantılı olarak oluşmuştur.

Kirlilik sığınağı hipotezi; genel olarak kirli endüstrileri kapsamaktadır. Kirli endüstriler; üretim sürecinde geri dönüşümü sağlanamayan zararlı atıkların emisyon hacminin yüksek olduğu sektörler veya açığa çıkan kirliliği önleme maliyeti yüksek olan sektörler olarak tanımlanabilir. Kirli endüstrileri belirlemek için, kirliliği önleme maliyetleri dikkate alınmıştır. Bu çerçevede, uygulama sonuçlarının da karşılaştırılabilmesi için, kirlilik önleme harcamalarının toplam maliyetler içindeki payı %1,85’in üzerinde olan sektörlerin kirli endüstriler olduğu şeklindeki yaklaşım benimsenmiştir. Bu yaklaşıma göre kirli endüstriler: Metal Cevherleri, Demir dışı Madenler, Kâğıt Hamuru, Demir-Çelik, Kimya Endüstrisi ve Plastik Endüstrisidir.

Kirli endüstrilere sahip olan gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeleri çevresel düzenlemelerinin gevşek olmasından dolayı bu endüstriler için yatırım kaydırma alanı olarak seçmekte ve bu yolla kendi kirli endüstrileri için sığınak belirlemektedirler. Gelişmekte olan ülkeler sığınak haline gelme durumunu finansman olarak yeterli kaynağa sahip olmaması sebebiyle ekonomi canlandırma yöntemi olarak düşünmekte ve uygulamaya koymaktadırlar.

Aslında sürdürülebilir kalkınma ve çevresel sorunlar küresel olarak düşünülmelidir. Bir yerde fazlasıyla çevresel yük varken diğer yandan temiz bir çevre olması dünyamız için kirlilik azaltımı sağlamamakla birlikte aksine bir yere yığılma yapılarak çözümden uzaklaştırılmıştır. Çevre korunmuş olmaktan çıkıp sadece kirlilik arttıran bir sonuç elde edilmiştir. Öğretilen hiyerarşide hiçbir aşamada taşınma yoktur.

Ekonomik olarak kalkınma mı önemli sürdürülebilir kalkınma mı?  Bir seçim yapılmalı. Dünyamızı bir bütün olarak mı koruyacağız yoksa sorumluluğu üzerimizden atacak bir yöntemle mi yürüyeceğiz?

 

KAYNAKÇA

Serkan ÇINAR, Mine YILMAZER, Tuğba ARPAZLI FAZLILAR, 2012, Kirlilik Yaratan Sektörlerin Ticareti Ve Çevre: Gelişmiş Ve Gelişmekte Olan Ülkeler KarşılaştırmasıDoğuş Üniversitesi Dergisi 212-226

2.Uluslararası Multidisipliner Çalışmaları Kongresi Bildiri Tam Metin Kitabı İktisadi Ve İdari Bilimler Cilt 2 S. 177-187 - Prof. Dr. Güray Salihoğlu yorumu

 

Yazar: Tuğba KAKTİMUR  / Çevre Mühendisi

 

Bizleri desteklemek ve tüm güncel gelişmelerden haberdar olmak için bizi sosyal medyada takip ediniz...
sosyal medya facebooksosyal medya instagramsosyal medya linkedin


sosyal medya twitter
sosyal medya telegramsosyal yousosyal meyda bip

Pin It

Destekleyenler

Welcome in the demo