kuresel tmgd

canturk

"Böcek Şenlik Okulu"

bocekAnkara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü'nce başlatılan Böcek Şenlik Okulu sayesinde, ilköğretim çağındaki çocuklar parkta, bahçede gördükleri böcekleri tanıyarak, onlardan korkmamayı öğreniyor.   Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Özkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların böceklere olan merak ve ilgisinin çok fazla olduğunu ve bu nedenle çoçuklara bilimi öğretmek için böceklerin araç olarak kullanılabileceğini söyledi.
Doç. Dr. Özkan, çocuklarda böcekler konusunda farkındalık oluşturarak ekoloji bilincini geliştirmek ve onları bilimsel çalışmalara özendirmek amacıyla BÖŞO kapsamında, fakülte olarak 2008-2009 öğretim yılında ''İlköğretimde Böceklerle Ekoloji Eğitimi Programı'' başlattıklarını ve Ankara'daki birçok ilköğretim okulunu gezerek, farklı yaş grubundaki 5 binin üzerinde çocuğa sertifikalı ekoloji eğitimi verdiklerini bildirdi.
Şehirlerde yaşayan çocukların doğadan kopuk yaşadığını ifade eden Özkan, hayvanları gören çocukların onları tanımadan, onların ekolojiye ve insanlara katkılarını bilmeden ''pis, kötü, iğrenç'' diye niteleyebildiklerini belirterek, öncelikli amaçlarının bu düşünceyi değiştirmek olduğunu söyledi.
Bitki Koruma Bölümü tarafından kurulan BÖŞO'nun bilinçlendirme hedefinde sadece çocuklar olmadığına dikkati çeken Özkan, eğitimler sayesinde bugüne kadar 1000'den fazla öğretmene de ''Böceklerle Ekoloji Eğitimi''nin verildiğini söyledi.
BÖŞO'nun, öğretmenin canlılar aleminde en büyük grubu oluşturan böceklerden korkmaması gerektiğine, böceklerden korkan-tiksinen öğretmenin doğa sevgisine sahip olamayacağı gibi bu olumsuz davranışı da çocuklara yansıtacağına inandıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
''Bu nedenle BÖŞO ilköğretim öğrencilerinden önce öğretmenlere böceklerle ekoloji eğitimi vermekte. Bilimin eğlenceli yönlerinin kullanıldığı uygulamalı eğitimlerde çocuklar ve öğretmenler, böceklere olan yersiz korkularını yendi ve ekoloji konusunda bilgilendirildi. Eğitim sonrasında çocuklar öğretmenleriyle birlikte canlı böcekleri kullanarak bilimsel deneyler gerçekleştirdi. Ayrıca etkinlik sonrası böcekler ve ekoloji konulu birçok sanatsal etkinlikler gerçekleştirdi.''
Eğitimlerdeki diğer bir amaçlarının çocuklara üniversite ve bilim kavramlarını eğlenceli bir şekilde tanıtmak ve yerleştirmek olduğunu açıklayan Doç. Dr. Özkan, özellikle varoşlarda bu konuda büyük eksiklik olduğunu, bu nedenle eğitim yeri olarak dezavantajlı bölgelerdeki okullara öncelik verdiklerini bildirdi. Eğitim programının koordinatörlüğünü Prof. Dr. Neşet Kılınçer'in yürütücülüğünü de kendisinin yaptığını anlatan Doç. Dr. Özkan, etkinliğe Ankara Üniversitesinden birçok öğretim üyesinin, lisans ve yüksek lisans öğrencisinin gönüllü eğitmen olarak katıldığını, böceklerin dünyasını hem öğrettiklerini hem de öğrendiklerini söyledi.
Böceklerin şu an da doğada tespit edilmiş 1 milyon 200 bin hayvanın yaklaşık dörtte üçünü oluşturduğunu belirten Özkan, ''Çocuklara böceklerin yaşamımızdaki yerini ve önemini anlattığınızda ve bu bilgileri canlı olarak sunduğunuzda çocuklar böceklere daha olumlu bakmaya başlıyor'' dedi.
Çocuklarda zaten böceklere karşı doğal bir merak olduğunu anlatan Doç. Dr. Özkan, bu merakın bilimi öğretmek için sınırsız bir araç olarak kullanıldığını kaydederek, şunları kaydetti:
''Çocukların böceklerle ilgili tavırlarını geliştirmeleri için onlara tüm böceklerin zararlı olmadıkları anlatılmalı. Biz eğitimde görsel sunularla böceklerin insanlara faydasını, besin zincirindeki önemlerini anlatıyoruz. Yine eğitim aşamalarından birisi olan böcek koleksiyonlarının incelenmesinde ise fakültemizin bitki koruma bölümü müzesindeki böcek koleksiyonundan yararlanıyoruz. Burada amaç teorik olarak anlatılan böcekler dünyasının gerçekle nasıl örtüştüğünün öğrenci belleğinde yer etmesini sağlamaktır.''
Etkinliklerde çocukların arı, karınca, ipek böceği gibi faydalı böceklerin yanı sıra bitkisel ürünlerde beslenerek bitkiye zarar veren un güvesi, incir güvesi, bal mumu güvesi, fasulye tohum böceği gibi zararlı böcekleri canlı olarak mikroskop altında inceleme fırsatı bulduğunu kaydeden Doç. Dr. Özkan, böcek gördüğünde çığlık atan, ağlayan çocukların yerini onlara dokunmak, incelemek isteyen çocukların aldığını ve eğitim sonunda çocuklardaki böcek korkusunun büyük oranda yok olduğunu belirtti.
Doç. Dr. Özkan, ''Eğitimler boyunca gördük ki gelir düzeyi artan bölgelerde böceklere olan korku yüksek. Diğer bir değişle bu bölgelerde doğadan kopuşların daha fazla olduğu, varoşlarda ise böceklere karşı korkunun çok düşük düzeyde olmasına rağmen sağlıklı bir tavrın oluşmadığı, genelde en iyi böceğin 'ölü böcek olduğu görüşü' daha hakim. Eğitimler öncesi çocuklarda böceklere olan korkunun varoşlarda yüzde 10-15 arasında değişirken, ekonomik düzeyi iyi olan bölgelerde bu oran yüzde 50-60'lara kadar çıkmakta. Eğitimler sonrasında çocuklarda böceklere olan bu korkuların her iki bölge de de yüzde 1'in altına düştü'' diye konuştu.
Ankara Üniversitesi Ziraat fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak da Türkiye gibi hızlı sanayileşen ülkelerde ekolojik dengenin korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
3 yıl önce başlayan projenin bölüm hoca ve öğrencilerinin özverili çalışmalarıyla yürüdüğünü dile getiren Çolak, '''Çevre bilincine sahip, ekosistem dengesinden haberdar, çevreyi koruyan bireyler yetiştirebilmede topluma karşı bir sorumluluğumuz var. Tarım gelecek yıllarda bugünkünden daha önemli bir yere sahip olacak. Bu eğitimler sayesinde geleceğe yatırım yapıyoruz'' ifadelerini kullandı.
Eğitimin verildiği okullardan Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulu Müdürü Cemil Erkan ise okullarında zaman zaman dezenfekte işlemlerinin yapılmasına rağmen küçücük bir böceğin ya da örümceğin tüm okulda olay olduğunu ancak söz konusu eğitimi alan öğrencilerin bu canlılara bakışının değiştiğini, böcek gördüklerinde ellerine alıp geldiklerini, paylaşamadıklarını belirtti.
Erkan, çocukların sınıfta canlı böceklerle ekoloji konusunda deneyler gerçekleştirdiklerini, hatta kimi öğrencilerin ailelerinden izin almak kaydıyla eğitimlerden sonra evde kavanozlar içinde böcek beslemeye başladığını sözlerine ekledi.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Özkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların böceklere olan merak ve ilgisinin çok fazla olduğunu ve bu nedenle çoçuklara bilimi öğretmek için böceklerin araç olarak kullanılabileceğini söyledi.
Doç. Dr. Özkan, çocuklarda böcekler konusunda farkındalık oluşturarak ekoloji bilincini geliştirmek ve onları bilimsel çalışmalara özendirmek amacıyla BÖŞO kapsamında, fakülte olarak 2008-2009 öğretim yılında ''İlköğretimde Böceklerle Ekoloji Eğitimi Programı'' başlattıklarını ve Ankara'daki birçok ilköğretim okulunu gezerek, farklı yaş grubundaki 5 binin üzerinde çocuğa sertifikalı ekoloji eğitimi verdiklerini bildirdi.
Şehirlerde yaşayan çocukların doğadan kopuk yaşadığını ifade eden Özkan, hayvanları gören çocukların onları tanımadan, onların ekolojiye ve insanlara katkılarını bilmeden ''pis, kötü, iğrenç'' diye niteleyebildiklerini belirterek, öncelikli amaçlarının bu düşünceyi değiştirmek olduğunu söyledi.
Bitki Koruma Bölümü tarafından kurulan BÖŞO'nun bilinçlendirme hedefinde sadece çocuklar olmadığına dikkati çeken Özkan, eğitimler sayesinde bugüne kadar 1000'den fazla öğretmene de ''Böceklerle Ekoloji Eğitimi''nin verildiğini söyledi.
BÖŞO'nun, öğretmenin canlılar aleminde en büyük grubu oluşturan böceklerden korkmaması gerektiğine, böceklerden korkan-tiksinen öğretmenin doğa sevgisine sahip olamayacağı gibi bu olumsuz davranışı da çocuklara yansıtacağına inandıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
''Bu nedenle BÖŞO ilköğretim öğrencilerinden önce öğretmenlere böceklerle ekoloji eğitimi vermekte. Bilimin eğlenceli yönlerinin kullanıldığı uygulamalı eğitimlerde çocuklar ve öğretmenler, böceklere olan yersiz korkularını yendi ve ekoloji konusunda bilgilendirildi. Eğitim sonrasında çocuklar öğretmenleriyle birlikte canlı böcekleri kullanarak bilimsel deneyler gerçekleştirdi. Ayrıca etkinlik sonrası böcekler ve ekoloji konulu birçok sanatsal etkinlikler gerçekleştirdi.''
Eğitimlerdeki diğer bir amaçlarının çocuklara üniversite ve bilim kavramlarını eğlenceli bir şekilde tanıtmak ve yerleştirmek olduğunu açıklayan Doç. Dr. Özkan, özellikle varoşlarda bu konuda büyük eksiklik olduğunu, bu nedenle eğitim yeri olarak dezavantajlı bölgelerdeki okullara öncelik verdiklerini bildirdi.

Destekleyenler