artemis 2019

Okyanustan Eve Suyun Serüveni

okyanustan eve suyun seruveni 2019haber
Tuzdan arındırma işlemi, dünyadaki milyonlarca insana tatlı su sağlamanın anahtarı.

Bununla birlikte, bu işlem denizdeki vahşi hayata zarar veriyor, çok fazla enerji gerektiriyor ve çoğu zaman sürdürülebilir değil.

2050 yılına kadar dünyada yaşaması beklenen 10 milyar insana temiz su sağlamak, bu yüzyılın en büyük zorluklarından biri.

İlk tuzdan arındırma tesisleri 1960’larda çalışmaya başladığında okyanus sularını içilebilir hale getirmek için harika bir çözüm olarak sunuldular. Fakat tuzdan arındırma işleminin yarattığı olumsuz çevresel etkilerin de mevcut olduğu bir gerçek.

Tatlı su üretmek için neler yapıldığını öğrendikten sonra musluğunuza aynı gözle bakmayacaksınız.

 

 

Tuzdan arındırma neden önemli?

Su, Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini kaplasa da, mevcut suyun sadece yüzde 2,5'i tatlı. Ve bu küçük bölümün yüzde 70'i buzullarda sıkışmış durumda, bu da içme, hijyen, tarım ve endüstriyel ihtiyaçlarımızı karşılamak için yüzde 1'den az bir orana sahip olduğumuz anlamına geliyor.

Nehirler, göller ve yeraltı kaynakları hala bu tatlı suyun çoğunu sağlarken, değişen iklimimiz bu en birincil kaynağın tükenmesine yol açıyor. Her dört kişiden biri hali hazırda su kıtlığı ile karşı karşıya ve Dünya Sağlık Örgütü bu rakamın 2025 yılı itibarı ile ikiye katlanabileceğini söylüyor.

Su tüketim miktarları oldukça değişken. Zengin ülkelerde bir kişi sadece duş almak, yemek pişirmek ve tuvalet temizlemek gibi gündelik işler için her gün evde 800 litreye yakın su kullanabilirken, yoksul ülkelerde yaşayan insanlar tüm ihtiyaçlarını karşılamak için günde 10 litreden az suya sahip olabilir.

Tuzdan arındırma nasıl sağlanır?

Tuzlu suyun insan tüketimine uygun hale getirilmesinin iki ana yolu var: Termal yöntem ile tuzdan arındırma ve ters ozmoz.

Termal yöntem ile tuzdan arındırma işlemi, suyun buharlaşmasına ve yoğunlaşmasına neden olurken, tuzun ve diğer kirlerin bırakılmasını sağlıyor. Ters ozmoz ise sadece su moleküllerinin geçmesine izin veren ve böylece suyu, tuz ve diğer maddelerden ayıran bir membran filtre kullanılarak yapılan arındırma işlemine deniyor.

ABD’de 1950’li yıllarda icat edilen ters ozmoz yöntemi, termal yöntem ile arındırma işleminden enerji açısından daha verimli. Bu nedenle de arındırma işlemlerinde daha yaygın olarak kullanılan ters ozmoz, tuzdan arındırılarak üretilen suyun yaklaşık yüzde 70’inde kullanılan yöntem olarak öne çıkıyor.

Su arıtma işleminden sonra, güvenli ve sağlıklı içme suyu elde etmek için gereken standartlar, mineraller ve kimyasallar suya ekleniyor ve süreç tamamlanıyor.

Okyanus suyunu tuzdan arındırmak su sorununu çözer mi?

Bu durum göründüğü kadar basit değil. Tuzdan arındırma işlemi, özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika gibi kurak bölgelerde bir çözüm sunsa da, oldukça enerji gerektiren ve bu enerjinin genellikle fosil yakıtlar kullanarak sağlandığı bir işlem.

Bu kullanımın bir sonucu ise, küresel ısınmaya katkıda bulunan emisyonlar. Tuzdan arındırma işlemleri nedeniyle yıllık tahmini 76 milyon ton karbondioksit (CO2) atmosfere salınıyor.

Dolayısıyla, küresel su sıkıntısını giderecek kaynaklar hala varken, tatlı su üretmek için yapılan işlemler bu doğal kaynakların tükenmesine katkıda bulunmuş oluyor.

Okyanuslardan tatlı su üretim miktarı ne kadar?

Dünya çevresinde, 100’den fazla ülkede yaklaşık 16 bin tuzdan arındırma tesisi bulunuyor. Toplu olarak, günde yaklaşık 95 milyon metreküp tatlı su üretebilen tesisler bu sayede 300 milyon kişiye su tedarik edebiliyor.

Tesislerin yüzde 70’i, ki bu rakam dünyadaki tuzdan arındırılmış su üretiminin yaklaşık yarısının üretildiği tesislere tekabül ediyor, çoğunluğunu Arap Yarımadası'ndaki ülkelerin oluşturduğu zengin ülkelerde bulunuyor.

Bu kurak bölgede tatlı su kaynakları az, ancak deniz suyuna erişim kolay, ayrıca petrol ve doğal gaz da ucuz. Bu bölgedeki tuzdan arındırma tesisleri, fosil yakıt enerji santrallerinden gelen atık ısı ile destekleniyor.

Arındırılan tuza ne olur?

Tuzdan arındırma işlemi sırasında kullanılan kimyasallarla birlikte çoğu suya geri dökülüyor.

Her gün yaklaşık 142 milyon metreküp tatlı su üretiminden ortaya çıkan tuzlu karışım denize geri dönüyor. Bu miktar, Almanya'nın bütün yüzeyini kaplamak için yeterli olacak kadar büyük.

Denize dökülen bu tuzlu karışımın üretiminin yüzde 55'inden Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar sorumlu.

Yoğunluğun fazla olmasından dolayı deniz dibine batan ve tüm deniz ekosistemlerini zarar verebilecek şekilde yayılan bu karışım, Basra Körfezi gibi yarı kapalı denizlerdeki yaşamı olumsuz etkiliyor.

 

Kaynak: Irene Banos Ruiz © Deutsche Welle Türkçe

Pin It

Destekleyenler