kuresel tmgd

canturk

 

DOĞAYA YENİDEN KAZANDIRMA PLANINA İLİŞKİN ESASLAR

Madencilik ve diğer kazı faaliyetleri sonucunda bozulan alanların doğaya yeniden kazandırılması amacı ile yapılacak çalışmalara ilişkin esaslar:

a) Doğaya yeniden kazandırma çalışmaları için hazırlanan veya bu amaçla seçilen projenin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak yapının veya oluşan yeni alanın kullanımında, yerel yönetim ve çevre koşullarına uyum sağlanır ve tüm canlılar için güvenli bir ortam oluşturulur.

b) Madencilik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan atıkların depolandığı alanlarda; depolanan malzemenin düzenlenmesi, duraylılığın sağlanması, peyzaj ve iyileştirme işlemleri tamamlanır. Bu depolama alanlarında doğaya yeniden kazandırma çalışmaları, doğal ya da gerekli tıraşlama veya dolgu ile şekillendirilmiş ortam ve malzeme üzerinde yapılır.

c) Şev açıları, kademe ve basamak boyutları uzun-süreli duraylılık dikkate alınarak hesaplanır. Tasarım hesapları, güvenlik katsayısı dikkate alınarak yapılır ve belirlenen şev açıları ve geometrisi, teknik sınır değerlerle uyumlu olur. Zorunlu olmadıkça bütün şev yüzeyleri, dayanma duvarı ile tutulmaksızın doğal hali ile duraylı olacak şekilde düzenlenir.

ç) Basamaklar arası şev açısı 30 dereceden büyük olamaz.

d) İnsanların dolaşımına açılan alanlarda 3 metreden yüksek kademe ve 5 metreden dar basamak bulunmaz. Tüm kademeler yeterli güvenlik önlemleri ile donatılmış ve birbirleri ile yaya olarak ulaşılır biçimde bağlantılandırılır.

e) Doğaya yeniden kazandırma çalışmaları yapılan alanın öncelikle jeolojik-jeoteknik etüt raporları hazırlatılarak arazi kullanım özellikleri belirlenir. Bu kapsamda işletme sonucu oluşturulacak yeni morfolojisi göz önüne alınarak jeolojik-jeoteknik parametrelere dayalı duraylılık ve/veya kinematik analizleri yapılarak jeolojik risklere karşı duraylılık sağlayıcı mühendislik önlemleri alınır.

f) Yeraltı işletmelerinin neden olduğu ya da olması beklenen tasman etki alanlarında, herhangi bir yapılaşmaya izin verilmez. Bu alanlarda çökmenin etkilerinin önemsenmeyecek boyutlara indiği uzmanlarca hazırlanacak jeolojik-jeoteknik etüt raporları ile saptandıktan sonra Afet İşleri Genel Müdürlüğünün onayı alınarak sınırlama kaldırılır.

g) Yeraltı işlemlerinin neden olabileceği ve jeolojik-jeoteknik etüt sonucunda jeolojik risk oluşturmadığı belirlenen yüzey yarıkları yaban hayatına zarar vermeyecek şekilde sürekli denetim altında bulundurulur.

ğ) Arazinin yeniden düzenlenmesi aşamasında, faaliyet sırasında oluşan boşluklardan doldurulabilecek olanlar jeolojik-jeoteknik etüt sonucunda uygunluğuna karar verilen malzeme ile doldurulur; doldurulan alanlar tesviye edilir. Bu aşamadan sonra, arazinin duraylılığı sağlanır ve peyzaj çalışmaları gerçekleştirilerek arazi faaliyet sonrası kullanım için hazırlanır.

h) Arazinin iyileştirilmesi aşamasında uygun olan sahalar bitkilendirilir. Kısmen ya da tümü ile tarım alanı kazanma, ağaçlandırma veya benzeri türde bitki örtüsü ile kaplanması öngörülen projelerde, faaliyet alanı doğal yapısına uygun olan bitkilerin bulundurulması önerilir. Bu projelerde iyileştirilen veya taşınan toprağın su ve rüzgârla aşınma ve dağılmaya karşı gerekli önlemler alınır.

ı) Alan sınırlaması olmaksızın, stoklama amacı ile kullanılan alanlarda sürekli ya da geçici olarak bulundurulan pasa veya cevherlerin tozlanmaları, su ve hava akımlarına bağlı olarak dağılmaları nedeniyle çevreyi etkilememeleri için işletmeci tarafından alınacak önlemler Doğaya Yeniden Kazandırma Planları kapsamında belirtilir.

i) Doğaya yeniden kazandırma çalışmaları yapılan alanlarda yaptırılacak jeolojik-jeoteknik etütler kapsamında jeomorfolojik öğeler olan topoğrafik eğim, yamaç yönelimleri, yüzeysel doğal drenaj ağı, obruklar, çığ yatakları, hidrolojik ve hidrojeolojik özellikler belirlenir ve bu veriler ışığında faaliyet alanı çevresi yüzeyden akan veya yağışlar sonrasında akması olası su akışı açısından yeterince güvenli hale getirilir. Yörenin en yoğun yağış koşullarında da su yolları, çevre doğal drenaj sistemi yeterli olacak şekilde planlanır ve alan çevresindeki su toplama ve akma kanalları, özellikle insanların sürekli bulunacağı ortamın, doğal yüzeyin alt kotlarında kalacak şekilde projelendirildiği düzenlemelerde, çukur alanın su baskınına uğraması olasılığına karşı yeterli önlemler alınır. En yoğun yağış akışı, yöre için elde edilebilen 15 dakikalık maksimum yağış üzerinden hesaplanır. Özellikle çukur yapıda olduğu için doğal drenaj olanağı bulunmayan alanlarda insanlar tarafından kullanılması öngörülen tesislerde yeterli su toplama kanalı, havuz ve su tahliye sistemi kurularak atılan suyun ulaşacağı ana su gideri ile bağlantısının sürekli açık olması sağlanır. Faaliyet sonrası arazi kullanımı kapsamında, süs ya da yüzme havuzu, gölet, balık çiftliği ve benzeri tesislerin planlanması durumunda ilgili yasal hükümler esas alınır. Özellikle kil ve killi malzemenin bulunduğu alanlarda göl yapımını öngören projelerde arazi oturma veya kaymalarına neden olmayacak gerekli teknik önlemler alınır.

j) Dik ve yüksek şevlerle çevrili geniş ve düzgün taban yüzeyleri bulunan taşocağı ve bu yöntemle çalışmış maden işletmesi alanlarının düzenlenmesinde, öncelikle işletme döneminden kalma patlatmalarla oluşmuş yarıklar için gerekli çalışmalar yapılır ve gereken önlemler alınır. Bu kapsamda gerektiğinde şev eğimlerinin azaltılması, basamak genişliklerinin de yeterince arttırılması ile uzun süreli duraylılık açısından güvenli ortamın sağlanması zorunludur. Kullanımı sona ermiş ve doğaya yeniden kazandırma çalışmaları yapılmış taşocaklarının yeniden taşocağı olarak kullanılması halinde, yeni proje için hazırlanacak olan doğaya yeniden kazandırma çalışmaları eski sahanın etkilenen kısımlarının doğaya yeniden kazandırma çalışmalarını da kapsar.

k) Yüzeyden alt kotlara doğru daralarak gelişen çukur şeklindeki kazı alanlarının yeniden düzenlenmesi ve yapısal duraylılığının sağlanması projelerinde, oluşan çukurun şev duraylılığı kesin olarak sağlanmadıkça doğaya yeniden kazandırmayla ilgili diğer işlemlerden hiçbiri yapılamaz. Kayaçların türüne ve çukur derinliğine bağlı olarak ortaya çıkabilen taban yükselmesi veya yüzey oynamalarının saptanması durumunda, bu hareketliliğin kesin olarak durması sağlanıncaya kadar düzenli taban dolgusu yapılması veya hareketliliği önleyici başka bir önlem alınması zorunludur. Bu tür arazilerin düzenlenmesinde şev açıları ile kademe ve basamak boyutlandırmaları uygulanır değerlere göre yeniden ve yerinde belirlenir. Oluşan ocak çukurları Doğaya Yeniden Kazandırma Planı kapsamında su veya toprak ile doldurulabilir. Tamamen geriye doldurmanın teknik ve ekonomik olarak mümkün olmadığı durumlarda kısmen dolgu yapıldıktan sonra şevler uygun bir tasarıma göre boyutlandırılır ve ağaçlandırılır. Hareketli veya bu yönde potansiyeli olan araziler için ağaçlandırma öngören projeler öncelikli olarak değerlendirmeye alınır.

l) Yığınların üst tabakaları ve maden hafriyat yerlerinin duvarları, suyun yerçekimi ile drenajına imkân verecek eğime sahip ve aynı zamanda su erozyonuna karşı korunmayı sağlayıcı şekilde biçimlendirilir.

m) Zayıf zeminlerde, monolitik ve moloz taş formasyonlarında, kumlu ve ince taneli formasyonlarda ve yığın harmanlarında şev açısı tasarım hesaplarıyla belirlenir. Yapılan analizler ve sonuçları Doğaya Yeniden Kazandırma Planında ayrıntılı olarak yer alır.

n) Duvarlarda, tarımsal amaçla yararlanılacağı düşünülen kesimlerde eğim % 15'ten fazla olmaz. 10 metreden yüksek duvarlarda her 6-10 metre yatay aralıkta saptırma hendeğine sahip olur. Bunlar yığınlara doğru % 5 - % 10 eğimindeki eşyükselti çizgilerine paralel olur.

o) Cevher stok sahalarında yangına, kundaklamaya veya kendiliğinden yanmaya karşı tedbir alınır.

Destekleyenler